26 Kasım 2007 Pazartesi

Sarkozy'nin amacı yeni sömürgecilik mi?


Değiştir
Semih İDİZ


Paris'te geçen hafta yaptığımız temaslarda yanıt aradığımız sorulardan biri de, Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin ortaya attığı "Akdeniz Birliği" fikriyle ilgiliydi.
Zira, seçimler sırasında bu düşüncesini telaffuz ettiğinde, bu sadece Ankara'da değil, Avrupa'da da, "Türkiye'yi AB'den uzak tutma önerisi" olarak algılanmıştı.
Sarkozy'nin Türkiye'ye bu birliğin liderliğini biçmesi ise bu algıyı güçlendirmişti. Ankara da, haliyle, tam üyelik yerine hiçbir ara formülü kabul etmeyeceğini belirterek öneriyi en azından bu açıdan -hemen reddetmişti.
Bu arada, İtalya ve İspanya gibi Akdeniz ülkeleri, AB'nin 'Barcelona Süreci' adı altında zaten bir Akdeniz projesi olduğunu, bu yüzden Fransa'nın ne yapmaya çalıştığını anlamadıklarını belirterek öneriye kuşkuyla bakmışlardı.
Fransa, bu fikrin Türkiye'nin üyeliğine karşı bir öneri olmadığını söylese de, "Akdeniz Birliği" projesiyle tam olarak neyi amaçladığını hâlâ net bir şekilde ortaya koyabilmiş değil. Onun için bunun ne anlama geldiğini Fransızlardan dinlemek istedik.
Yönetimin görüşünü bize açıklayan en yetkili kişi, Elysee Sarayı'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Müsteşarı Fabien Raynaud oldu.

Yıllar alabilecek süreç
"Avrupa bir birlik projesiyle nasıl bir araya geldiyse, Akdeniz bölgesi için de aynısının yapılması gerektiğini" belirten Raynaud, Barcelona sürecinin, özellikle Arap İsrail çatışması nedeniyle, başarısız olduğunu savundu.
Sarkozy'nin sözünü ettiği birliğin mevcut koşullarda Akdeniz bölgesinde nasıl sağlanacağı sorusunu havada bırakan Raynaud, "Bunun zor ve şekil alıp sonuç vermesi aylar, hatta yıllar alabilecek bir süreç olduğunu" itiraf etti.
Muhalefet kanadı ise bu projeye Raynaud gibi "idealist" bir açıdan bakmadığını açıkça ortaya koydu. Sosyalist Parti'nin tanınmış isimlerinden Alain Chenal, Sarkozy'nin "yeni-sömürgecilik" (neo-colonialism) peşinde olduğunu söyledi.
Sarkozy'nin, Amerika'nın Latin Amerika için yaptığı gibi, Avrupa'da da her ülkenin Güney havzasına sahip çıkmasını istediğini belirten Chenal şöyle devam etti:
"İtalya ve İspanya gibi ülkeleri göz ardı eden Sarkozy, Fransa'nın Avrupa adına 'Mağrip'in lideri' olacağını söylüyor. Bu bakışı, sadece Fransa'nın çıkarlarını gözeten bir yeni-sömürgecilik anlayışını yansıtıyor. Akdeniz ile Danimarka ve Polonya gibi ülkeler niçin ilgilenmeyecek de sadece Fransa ilgilenecek, işte bu sorunun yanıtı yok."

İdealist ve sinik perspektifler
AB'de birçok ülkenin Sarkozy'nin Akdeniz Birliği projesiyle ilgili sözlerini "terbiyeli bir şekilde dinlediğini" kaydeden Chenal, "Ancak insanlar hâlâ bunun AB'ye ne yarar getireceğini bilmiyor" diye konuştu.
Uzun lafın kısası, Fransa'da hükümet kanadının "idealist", muhalefet kanadının ise "sinik" bir perspektiften bize anlattıkları "Akdeniz Birliği" projesinin çok umut vaat eden bir geleceği olmadığı izlenimini edindik.
Gene de, İngilizlerin dediği gibi, leğendeki kirli suyu atarken içindeki bebeği de atmamak lazım. Akdeniz için kapsamlı bir işbirliği projesi gerçekten gerekli. Fransa, AB konusundan bağımsız olarak ve ilgili tüm ülkelerle eşit koşullarda somut bir proje geliştirmek istiyorsa, Türkiye de bunu herhalde reddetmeyecektir.


Milliyet
Tarih Bülteni

0 Yorum yapılmış.

Yorum Gönder

*Yorum yazma konusunda yardım almak için buraya tıklayınız.
*Yorum yaparken herhangi bir kişi veya kuruma hakaret unsurları içeren kelimeler kullanmayınız.

 

Tarih Bilgi Ambarı Copyright 2007-2009